Enflasyon Nedir ?

Son zamanların en popüler terimlerinden biri olan ” kavramı, ülkelerin iniş ve çıkış yaşadığı süreçlerde en çok karşılaşılaşılan, buna karşılık ise oldukça yanlış anlaşılan bu kavram hakkında ne biliyoruz. Enflasyon nedir? Enflasyon nedenleri nelerdir? Enflasyon nasıl hesaplanır? İşte tüm bu soruların cevaplarını yazımızda bulabilirsiniz.

ENFLASYON NEDİR?

Enflasyonu en genel tanımı ile belirtmek istersek, bir ülkedeki mal ve
hizmetin satın aldığımız fiyatın süreli olarak hissedilir bir şekilde artış
göstermesi olarak tanımlayabiliriz. Diğer bir ifadeyle fiyatların maliyetlerin sürekli olarak yükselmesidir.
Bu tanımların anlaşılmasını kolaylaştırmak için örnek vermek gerekirse; Enflasyon oranının %20 olduğu bir durumda, kilosu 1 TL olan bir sebzenin gelecek sene fiyatının 1,20 TL olması demektir. Yani elinizde var olan para ile bir önceki seneye ya da döneme göre daha az ürün ve hizmet satın alınabilmesidir.
Tanımlardan ve örnekten anlaşılacağı üzere enflasyondan bahsedebilmek
için en önemli 2 unsur göz ardı etmemiz gerekir. Bunlardan biri satıma konu olan mal ve hizmetlerin belli bir dönemdeki ortalama fiyatları İkincisi ise bu artışın sürekli olmasıdır.
Enflasyon  fiyat artışı veya hayat pahalılığı ile karıştırılmamalıdır. Fiyat artışı genel olarak malların fiyatlarında bir kereliğine artış gözlenmesidir. Bu enflasyondan tamamen farklı bir durumdur. Hayat pahalılığı da bir yerde fiyatların başka bir yere göre yüksek olması şeklinde tanımlanır.
Enflasyonun % 0 olması veya daha aşağı değerlere düşmesi de ülkelerin para yönetimi yapan merkez bankaları tarafından da istenen bir durum değildir. Tüm dünya tarafından genel geçer değer olan %2-3 arasında değişen enflasyon oranları, ekonomiyi dengede tutabilmek açısından gerekli görülmektedir.
Enflasyonun, ılımlı kabul edilen bu oranın çok üzerinde, ayda %50’den fazla artış göstermesi veya kontrolün dışında yükselmesi hiperenflasyon, tam tersi bir senaryoda, enflasyon oranının sıfırın altına düşmesi ise deflasyon olarak adlandırılmaktadır. Bu iki tanımda (hiperenflasyon ve deflasyon) olumsuz ekonomik sonuçlar doğuracağından dolayı ülke yöneticileri tarafından istenmeyen durumlardır.
Şu da unutulmamalıdır ki enflasyonun düşmesi; fiyatların düşmesi, insanların alım gücünün artması, gelirlerinin yükselmesi demek değildir. Enflasyonun düşmesi, fiyatların daha az artması, insanların alım güçlerinin daha az azalması ve neticesinde istikrar ve refah demektir.

ENFLASYONUN NEDENLERİ?

İktisatçılar ve ekonomistler uzun yıllardır tartışsalar da enflasyonun nedenlerini net bir sebebe bağlayamamaktadırlar. Ancak genel olarak 2 teori üzerinde yoğunlaşılmaktadır.

a) Talep Enflasyonu; Satın alma gücünün fazla olduğu ve piyasadaki
ürünlerin-malların ise az olduğu durumlarda ortaya çıkar. Yani talebin arzdan daha fazla olduğu durumlardır.
b) Maliyet (Arz) Enflasyonu; Şirketlerin maliyetleri arttığında (ithalat
ücreti, vergi veya öngörülemeyen diğer maliyetler gibi) kar marjını korumak için fiyat artırılmaktadır.

Yukarıda enflasyon nedenlerini tanımladıktan sonra ülkemizde bu nedenlerden en etkilisini belirtmek gerekirse uzmanlar maliyet enflasyonu üzerinden durmaktadır. Çünkü ülkemizde birçok sektör üretimini tamamen veya kısmen ithal ürünlere bağlı olarak gerçekleştirmektedir. Özellikle son yıllarda döviz kurlarında görülen yükselişle birlikte üretim maliyetlerinin anormal şekilde yükselmesi tüketici ve üretici fiyatları endekslerinin tetikleyicisi olmuştur. Pek çok kalemde dolara endeksli olan üretim, dolar kurundaki yükselişle birlikte maliyetlere yansımakta ve fiyatlar yükselmektedir.
Yine de Türkiye’de enflasyon sorununu tek bir kaleme indirmek doğru olmaz. Birçok farklı nedene bağlı olarak da artış gözlenmektedir. Uzun yıllar boyunca enflasyon sorunuyla yaşayan Türkiye, para arzı ve kontrolsüz kredi akışları gibi farklı unsurları da beraberinde getirmiştir. Tüm bunlar bir araya geldiğinde ise Türkiye’de enflasyon sorunu içinden çıkılmaz bir hale dönüşmüş durumdadır.

ENFLASYON NASIL HESAPLANIR?

Her ülkede enflasyon oranını belirlemek için çeşitli ürünlerin aylık fiyat
değişimleri temel alınarak hesaplanır. Ülkemizde ise enflasyon TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından belirlenen sepetteki ürünlerin zaman içindeki değişimleri belirlenerek hesaplanmaktadır. Bu hesaplamalarda ise üretici ve tüketici fiyat endeksleri kullanılmaktadır.
a) Üretici Fiyat Endeksi; Üretici fiyatları aşamasında derlenen fiyatlarla
hesaplanan endekse denir. Bu endekste tarım, imalat, sanayi, madencilik ve enerji sektörlerinde üretimi yapılan malların, üretici tarafından yurt içi peşin satış fiyatlarındaki değişmeleri hesaplanır.
b) Tüketici Fiyat Endeksi; Tüketiciye nihai satış aşamasında derlenen
fiyatlarla hesaplanan endekse denir. Bu hesaplamada iki veriden yararlanılır. Bu verilerden ilki mal ve hizmetlerin fiyatları, İkincisi ise hane halkının bütçesinde bu sepetteki mal ve hizmetleri hangi ağırlıkta tuttuğudur. Yazımızda temel manada siz değerli okuyucularımıza enflasyonu anlatmaya çalıştık. Sonuç olarak birşeyler yazmak gerekirse, yüksek veya düşük enflasyonun ülkeler tarafından istenmediği, genel manada %2-3 bandında enflasyon oranının ülke ekonomisine pozitif katkı sağladığı, enflasyonun nedenlerine baktığımızda ise yerli üretimin her dalda (tarım, sanayi, otomotiv sektörü vb.) çok önemli olduğu, dışa
bağımlılıklarda döviz kurundaki dalgalanmaların maliyet enflasyonunu negatif yönde etkilediği ve bunun da tüketici tarafından alım gücünün düşmesine dolaylı yoldan yüksek enflasyona sebep olduğunu unutmamalıyız.